| |
NEDEN HAYVANLARA YARDIM?
Önce insan gelir, niçin bunca fakir insan, muhtaç çocuk varken sorusunun cevabı Gandhi’ nin şu sözlerinde gizlidir: “bir toplumun ahlaki gelişmişliğini ve uygarlık seviyesini anlamak istiyorsanız, hayvanlarına nasıl muamele ettiğine bakmak yeterlidir”
Hayvanlar, doğanın insana en yakın, ama en çaresiz ve muhtaç olan parçalarıdır. Hayvanı korumak, ona şefkat ve merhamet etmek, bir GÖSTERGEDİR.
Hayvanını koruyan, kollayan bir toplum, insanın da zayıfına, muhtacına ve fakirine sahip çıkıyor demektir. |
|
Yani hayvana tavır bir göstergedir.
Eğer önce insan gelir dersek, insan neden önce gelir, çünkü güçlüdür şeklinde bir yaklaşımdan yola çıkmış oluruz.
İnsanın önce gelmesini kabul edersek, “güçlü olanın zayıfa, yönetenin yönetilene, zenginin fakire” olan üstünlüğünü de kabul etmek zorunda kalırız.Bu bağlamda güçlü ve zengin ülkelerin de fakir ülkelere olan saldırı ve tahakkümünü de onaylamış oluruz.
Ayrıca en muhtaç insan bile derdini anlatabilir, konuşabilir. Kışın kapalı bir dam altı bulup, yazın bir kaldırım gölgesi bulabilir. Ama hayvanlar bunu yapamazlar.
Hiçbir belediye insanları toplayıp tel örgülerin arkasına atıp, bir tas suya, bir kuru ekmeğe muhtaç edemez. Ama hayvanları toplayıp tel örgülerin arkasına açlık, susuzluk ve hastalıkla YAVAŞ YAVAŞ GELEN IZDIRAPLI BİR ÖLÜME mahkum eder.
10 kişiyi öldürmüş bir katilin bile adalet karşısında savunma hakkı vardır. Fakat tek suçu bu dünyaya kendi isteği dışında gelmek olan bu çaresiz hayvancıklar, yalnızca var oldukları için zehirli iğnelerle saatlerce kıvranarak ölüme mahkum ediliyorlar.
Yani suçu olmayan bir ceza uygulanıyor.
En fazla ezilen, yaşam hakkı olmayan, en çaresiz ve muhtaç olan bu hayvanların yaşam haklarını savunmak önemlidir.
Esas olarak hayvana acımak onu korumaya çalışmak, muhtaca, çaresize MERHAMET ETMEK demektir. İnsan olmanın, çağdaş olmanın gereği budur.
Bu nedenle, insandan daha zor durumda olan, vahşete uğrayan bu çaresiz canlılara yardım etmeyi de önemli görüyoruz.
AYRICA, bu fakir çocukların, bu fakir insanları bu YOKSULLUĞA köpekler mahkum etmedi. Bu yoksulluğun sebebi KÖPEKLER değildir. Bu yoksulluğun sebebi de İNSANLARDIR.
Siz hiç banka soyan, gıdalara zehirli kimyasal karıştıran, fabrikasının atığını toprağa, suya ve havaya atan bir köpek gördünüz mü?
Siz hiç çantasını almak için kadınları kaldırımlarda sürükleyerek öldüren, sakat bırakan bir köpek gördünüz mü?
Ayrıca biz çaresiz ve muhtaç olan her yaratılmışın, insan, hayvan veya bitki, hiç fark etmiyor, korunmasını yardım edilmesini istiyoruz.
Biz ezilen, kötü muamele gören tüm canlılara merhamet edilmesini, şefkat gösterilmesini istiyoruz.
Biz hepsine yetişemeyeceğimiz için, hayvanlara yardım ediyoruz. Toplumdaki başka insanlarda, çocuklara, muhtaç insanlara, engellilere yardım edecek çalışmalar yapabilirler. Bu bir çeşit işbölümüdür.
Ayrıca hayvana yardım etmenin niçin sürekli olarak muhtaç ve fakir insanları ve çocukları akla getirdiğini de anlamakta güçlük çekiyoruz. Biz sadece hayvanlara yardım edilsin, diğerlerine yardım edilmesin demiyoruz. Biz bunu yapıyoruz, toplumun diğer kesimleri de diğerlerine yardım etsin diyoruz.
Türkiye çapında, bize ve arkadaşlarımıza “niçin muhtaç insanlar varken hayvanlara bakıyorsunuz” diyen insanlar, eğer insanlara gerçekten yardım etmiş olsalardı, bu gün Türkiye’de muhtaç çocuk, fakir insan kalmazdı. Bu yaklaşım sadece yapılan bir işi eleştirmek, aşağılamak için kullanılıyor.
Bu yaklaşım maalesef toplumda bir alışkanlık halinde. Kendisi bir şey yapmadan, başkalarının yaptığına değer biçmek, eleştirmek, faydasız görmek...
Yaptığımız işi faydasız ve zaman kaybı olarak görenlere şunu anlatıyoruz “ bir gün Peygamberimiz yolda giderken tembel tembel yatan bir adam görmüş. Adama selam vermemiş. Dönüşte ise aynı adam eline aldığı bir çöple toprağı eşeliyormuş. Peygamberimiz selam vermiş. Sormuşlar, giderken selam vermediğin bu insana niçin dönüşte selam verdin diye. Peygamberimiz demiş ki, giderken hiçbir şey yapmıyordu, dönüşte ise elindeki çöple toprağı eşeliyordu,” .
Biz de bu bağlamda, bizi tenkit edenlere diyoruz ki, hiçbir şey yapmasak bile, toprağı eşeliyoruz kabul edin, siz önem verdiğiniz konularda daha faydalı ve daha etkili çalışmalar yapın.
|
|